TeknoTR  

Geri Dön   TeknoTR > Eğitim > Ders Ve Sorularınız
Üye Ol SSS Sxe indir Sosyal Gruplar Takvim Resim Galerisi Etiketler Bütün Forumları okunmuş kabul et

Henri Bergson (1859 - 1941)

Ders Ve Sorularınız bölümünde Henri Bergson (1859 - 1941) konusu , Paris�te 1859�da doğdu. Musevî bir ailenin çocuğu olan Bergson, son çağın en önemli filozoflarındandır. Condorcet Lisesinde güçlü bir klasik eğitimden sonra 1877�de açılan bir genel retorik müsabakasında onur mükafatını kazandı. Daha o zamanlarda bile geniş bir hayal gücüne, orjinal şahsî ...

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri
Eski 06-06-2008, 17:03   #1 (permalink)
YaLNıZ
 
[Z]aFe[R] - ait Avatar
 
Giriş: 01-03-2007
Yaş: 16
Mesajlar: 2.387
Rep Puanı: 3017
[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9[Z]aFe[R] Rütbe Artı +9
Rep Gücü: 58
E-Güven: (7/100)

Henri Bergson (1859 - 1941)


Paris�te 1859�da doğdu. Musevî bir ailenin çocuğu olan Bergson, son çağın en önemli filozoflarındandır. Condorcet Lisesinde güçlü bir klasik eğitimden sonra 1877�de açılan bir genel retorik müsabakasında onur mükafatını kazandı. Daha o zamanlarda bile geniş bir hayal gücüne, orjinal şahsî düşüncelere sahip bulunuyordu. Aynı zamanda matematik mükâfatını da kazanmıştı. Hocası, öğündüğü öğrencisinin Pascal�la boy ölçüşecek bir matematikçi olacağını düşünüyordu. Fakat Bergson, matematik bilimlerini �çok yorucu� buldu ve hayatını felsefe ile geçirmeye karar verdi.

Bergson�un tahsil hayatı bir tekamüldü. Lisan yeteneği kuvvetliydi. Canlı ifadelere bayılırdı. İki özelliği göze çarpıyordu: Sert bir titizliği ve geniş bir hayâl gücü. İlim adamı kafasında şair ruhu taşıyordu.

Bergson zamanında geçerli görüş ve moda eğilimler hep maddeci idi. Tamamen materyalist bakış açısı revaçtaydı. Önceleri Bergson bu akımlara kapıldı ve tanrı-tanımaz olarak tanındı.

Mezun olduktan sonra Auvergne vilayetinde bir kasabaya öğretmenliğe tayin edildi. Buraya geldiğinde şüpheciydi, fakat burada şüpheciliği yok oldu. Kırda yürüyüşler yapıyordu. İçindeki şair ve isyan ruhu nihayet kendini gösterdi. Laboratuar denemeleri, fizik formülleri, ateist aydınların gösterişli cümleleri onun tanrı anlayışında önemli dönüm noktalarını oluşturdu.

Yaradılışın sonsuz sadeliğini karışık formüllerle ve zahiri teorilerle izaha çalışan bilim, Bergson tarafından eleştirilmeye başlandı.

Ona göre bilime �sığınmak�* (19. yüzyıl pozitivizmi böyleydi) �Ümit ve cesaretini kaybeden yorgun kafaların� işiydi.

AKIL YERİNE SEZGİ

Bergson, akıl yerine sezgiyi ön plâna çıkardı. Dikkatleri ruhçuluğa çekerek metafiziği güçlendirmeye çalıştı ve materyalizme karşı çıktı. Bergson�un sezgiciliği zekâdan ve akıldan ayrı bir bilme gücü olarak sezgi ile doğrudan doğruya ve bütün halinde eşyayı ve özünü bilebileceğimizi ileri sürdü. �Zekâ eşyayı bölerek ve ayırarak inceleyip kavrayabildiği halde sezgi doğrudan şuurdan çıkarak ilahi sevke benzer bir ilham gibi eşyanın mahiyetini bilirdi. Bu bilgi, hadiseler ve ruh üzerinde yabancı bir bakış gibi kalmayıp, insanın en derin tarafını değiştirirdi. Bu sanatkârane malûmat sayesinde insan eşyaya, maddeye, hayata hulûl eder, içine girerdi. Böylece tecrübe üstü hakikati bilmenin, metafiziğin ve mutlakın bilgisinin mümkün ve meşrû olduğunu ileri sürdü. Halbuki zekânın bilgisi tecrübeye, akıl yürütmeye ve analize dayanırdı.� Bergson, din adamının, ahlâkçının, sanatkârın ruhî gerçeğe nüfüz eden bilimdışı bir gücünden, sezgiden bahsetti. Âlem sonsuz, insan zihni sınırlıydı.

�Hakikat akılla değil, sezgi ve insiyakla kavranabilirdi.� Akıl fenomenlerle, yani gerçeğin dış görünüşleriyle uğraşabilir; o görüntülerin gerisindeki realite, ancak sezgi ile kavranabilirdi. İlim ve metafizikte büyük icadların çoğunun sezgiden doğ(ar)duğunu ileri sürdü.

Bergson�a göre bilim ancak dinamik bir tecrübe olan hareketi sembolleştirebilir, izah edemez. Basitleştirmek için biz kara tahtadan tebeşir ile iki noktayı birleştiririz ve bunu mekândaki noktaları izah için yaparız. �Fakat mekânda nokta diye birşey yoktur.� Çünkü muayyen sonlu bir şeydir. Mekân ise sonsuza kadar bölünebilir.

Bergson soruyordu: �Hiç kimse bir fikrin azametini ölçemez. Bir heyecan hararetin kalori miktarından mı oluşmuştur? Hürriyet uğrunda hayatlarını veren insanların kahramanlığı, cesaret hislerinin uyarılması gibi telâkki edilebilir mi?�

Avrupa�da insanlığın hissiyat ve imanının kurtarıcısı olarak ortaya çıkan ünlü filozof, �Ahlâk ve Dinin İki Kaynağı� adlı eserinde şöyle diyordu: �Kapalı bir cemiyet, zekânın bozucu aksiyonuna karşı ancak bir din sayesinde mukavemet edebilir ve yaşayabilir.� O�nun delili, iç tecrübe delilidir. Yani hissiyatla, sezgiyle, mistik yolla Allah�a ulaşma kanaati taşır.

Aynı eserinden bir başka bölüm: �Bir şeyin varolabileceğini tasavvur etmekle, onun varolduğundan emin olmak arasında fark vardır. Birinciyi elde etmekten öteye gidemeyen aklın, Allah�a iman karşısındaki başarısızlığı ortadadır.Allah�ın varlığı ve mahiyeti ile ilgili problemi, konuyu tecrübî açıdan yaklaşan mistik yol çözebilir.�

Bergson eserleriyle eski ve yeni dünyanın ufuklarında fırtınalar oluşturdu.

Bergson, ömrünü materyalizm, pozitivizm ve komünizmle mücadeleye ayırdı. Akılcılara, herşeyi aklın hükmü altında görenlere, rasyonalistlere cevap verdi. Ona itiraz şuydu: �Sen hiç şüphesiz aklı yıktın, fakat yine akılla bunu yaptın! metodun aklîdir, yine aklın rehberliğini gösterir.�

Yani aklın yıkılışındaki payı yine akla isnad edilerek akıl yine tahtına oturtulmak istendi. O zaman Bergson, onlara şu tarihî cevabı verdi:

�Eğer ben aklı akılla yıktımsa, demek ki aklın son durağı, nihaî gayesi intihar ve âczini itiraf etmekmiş.�

Henry Bergson�un sükunet arayışı içinde geçen hayatı 1941 yılında son buldu.

KAYNAKLAR

1. Büyük Filozoflar. Çeviren: Münir Yarkın. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1969.

2. Filozoflar Ansiklopedisi. Cemil Sena. Remzi Kitabevi, 1970.

3. Sahte Kahramanlar. Necip Fazıl Kısakürek. Büyük Doğu Yayınları, 1990.

4. İlim ve Din. Prof. Dr. İrfan Yılmaz ve ark., Zaman Gazetesi Yayını, 1998.

5. Yazarlar Sanatçılar Meşhurlar. Peyami Safa Ötüken Yayınevi, 1999.

6. Ateizmden İnanca. Emin Arık. Marifet Yayınları, 1997

*Doc.Dr. Sefa Saygılı

__________________
İletişim: [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]
[Z]aFe[R] isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Şu an saat 15:53 .
Tarih 06-10-2008


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd
Türkçe Çeviri : ach

eXTReMe Tracker


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192