![]() |
|
|||||||
| Üye Ol | SSS | Sxe indir | Sosyal Gruplar | Takvim | Resim Galerisi | Etiketler | Bütün Forumları okunmuş kabul et |

Liseler bölümünde Öğrenme Pskolojisi -Psikoloji- konusu , ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ n Öğrenme: Yaşantı sonucu kazanılan nispeten kalıcı izleri olanlar davranış değişikliğidir n Öğrenme olması için davranış değişikliğinin kalıcı olması gerekir. İlaç alındığında, sarhoşken vb yapılan davranışlar öğrenme değildir. n Öğrenmede davranışa dönüşebilme potansiyeli olmalı n Öğrenip öğrenmediğini davranış ...
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri |
|
|
#1 (permalink) | |
|
Executive Officer
![]() E-Güven: (5/100)
|
Öğrenme Pskolojisi -Psikoloji-
ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ
nÖğrenme: Yaşantı sonucu kazanılan nispeten kalıcı izleri olanlar davranış değişikliğidir nÖğrenme olması için davranış değişikliğinin kalıcı olması gerekir. İlaç alındığında, sarhoşken vb yapılan davranışlar öğrenme değildir. nÖğrenmede davranışa dönüşebilme potansiyeli olmalı nÖğrenip öğrenmediğini davranış ortaya çıkarma ile anlıyoruz. nPsikolojide öğrenme çok önemlidir. nÇevre + Kalıtım + Zaman faktörleri nÖğrenme olabilmesi için yaşantı yolu ile olacak, kalıcı olacak, davranış değişikliği olacak. nİyi davranışların yanında kötü davranışlarıda öğreniyoruz. ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER 1- Öğrenenden Kaynaklanan Faktörler a- Zekası b- İlgi ve yetenekleri c- Bireyin öğrenme halindeki durumu d- İhtiyaçlar e- Öğrenenin öğrenme sırasındaki kaygı düzeyi f- Yaş g- Öğrenin algılayış biçimi h- Öğrenenin eski bildikleri 2- Öğretilen Materyalden Kaynaklanan Faktörler a- Öğrenilen materyalin kişi için çekici olup olmadığı b- Uzun veya kısa olması c- Materyalin netliği, açıklığı, basitliği d- Gereksinime uygun olması e- Ders materyalinin anlatılış biçimi 3- Öğretenden Kaynaklanan Faktörler a- Öğretenin ayrıntıya kaçmadan yalın net ve öz anlatılması b- Öğrenenin düzeyine uygun olması c- Öğreten yansız olmalı d- Öğretenin konusuna hakim olması 4- Öğrenme Ortamından Kaynaklanan Faktörler a- Sesli ortam b- Havanın sıcak veya soğuk olması c- Kalabalık d- Işık e- Öğretmenin hazırladığı psikolojik ortam nDavranış: Çeşitli uyarıcılara tepki gösteririz. Bu tepkilerin eyleme dönüşmesi davranıştır. nDavranışların hepsini gözleyemeyiz. Acıyı göremeyiz ama acı karşısında bireyin yaptığı davranışı gözleyebiliriz. nHayal kurmada bir davranıştır. nUyarıcı: Organizmayı harekete geçirebilecek olan her tür olay iç ve dış kaynaklı olabilir.Uyarıcıların anlamı kişiden kişiye değişebilir. nNiçin davranışçı kuram deniyor? Çünkü sırf gözlenebilen davranışlarla ilgilendiği için ÖĞRENMEYİ AÇIKLAYAN KURAMLAR 1-KLASİK KOŞULLANMA nKlasik koşullanma ile öğrenme çok azdır. (insan davranışlarında) nKoşulsuz Uyarıcı: Bireyde refleks tepki uyandırmak için hiçbir öğrenme yaşantısına gereksinimi olmayan uyarıcıdır. (refleks tepkiye yolaçan uyarıcıdır) nBu tip refleks tepkilerin sayısı azdır. nNötr Uyarıcı: Koşulsuz tepkiye yol açmayan uyarıcı nNötr uyarıcı koşulsuz tepkinin habercisi nBu tür öğrenmeler daha çok hayvanlarda görülür. nKlasik koşullanma yoluyla öğrenmede, öğrenilmiş bir tepki, koşulsuz uyarıcı, koşulsuz tepki olacak. nNötr uyarıcı--------Koşulsuz uyarıcı-------Koşulsuz tepki (bir zaman sonra çıkarılacak) TEKRAR nSönme olayının gerçekleşmemesi için arada koşılsuz uyarıcı yine verilir. nNötr uyarıcı bir zaman sonra koşullu uyarıcı oluyor. Koşulsuz tepkide koşullu tepki oluyor. nBazı korkuların, kaygıların, fobilerin temelinde bu öğrenme olabilir. nKorku koşullanmasına tek bir yaşantı yetiyor. nGenelleme: Benzer uyarıcılara aynı tepki verme nKlasik koşullanmada genelleme ve ayırt etme var. nAyırt edici uyarıcı: Nötr uyarıcıdan başka uyarıcıya tepki vermeme nKızgınlık, sevinç, üzüntü, korku---- 4 temel davranış nÖğrenme yaşantısı ile koşullanma farklı 2-EDİMSEL ÖĞRENME nEdim : En küçük davranış birimi nDavranışlarımızın çok büyük bir kısmı edimsel öğrenme ile oluyor. nEdimsel öğrenmede bir amaç hedef var nDavranış-----Sonuç nSonuç yine davranışımızı etkiler. Sonuç davranışın tekrar yapılıp yapılmamasını etkiler. nEdimsel koşullanma: Eğer yapılan bir davranış sonuçları tarafından kontrol ediliyorsa yani davranışın yeniden yapılıp yapılmamasını etkiliyorsa bu tip öğrenmelere edimsel koşullanma yolu ile öğrenme denir. nDavranış sıklığını arttıram teknikler a- Olumlu pekiştirme b- Olumsuz pekiştirme nDavranış sıklığını azaltan teknikler c- Birinci tip ceza d- İkinci tip ceza nDavranış sıklığı n ARTAR AZALIR Ortama uyarıcı Olumlu Pekiştirme I. Tip Ceza girer Ortamdan uyarıcı Olumsuz Pekiştirme II. Tip Ceza çıkar nOlumlu pekiştirme: Eğer yapılan davranışın sonucu kişi için hoş ise o davranışın tekrarlanma olasılığı artar. nOlumlu pekiştireç: Davranışı pekiştiren uyarıcıdır. nOlumsuz pekiştireç: Olumsuz uyarıcıdan kurtaran pekiştireç Örneğin başımız ağrıdığında ilaç alırsak baş ağrımız geçerse başımız ağrıdığında tekrar ilaç alma ihtimalimiz artar. nOlumsuz pekiştirme: Eğer yapılan davranıştan sonra ortamdan bizim için sevimsiz, hoş olmayan bir uyarıcı çıkıyorsa o davranışı tekrarlama olasılığımız artar. nOlumsuz pekiştirmede 2 alt özellik a- Kaçma: Olumsuz uyarıcıyla yüzyüze karşılaşıldığında olan normal kaçmadır. b- Kaçınma: Olumsuz uyarıcıyla karşılaşacağınız farkedilirse ondan kaçırma, önlem alma nCEZA nCeza istenmeyen davranışların baskı altında tutulmasına ve tamamen ortadan kaldırılmasına çalışır. nCezalar olumsuz davranışları tamamen ortadan kaldırmaz. Sadece bir süre gösterilmemesine neden olur. n2 tür ceza vardır. 1- I. Tip Ceza: Davranıştan sonra, istenmeyen yada hoş olmayan bir durumla karşılaşırız.Yani ortama olumsuz bir uyarıcı girer. Trafik kazası, dayak 2- II: Tip Ceza: Davranıştan sonra iyi, zevk veren bir durumun yada ödülün ortamdan çekilmesiyle uygulanır. Sevgi esirgemesi, hapse girmesi ile kişinin özgürlüğünün elinden alınması nNOT: Ceza bizim yorumumuza göre I. Tip veya II. Tip ceza olma niteliği kazanır. nCeza Verilmesi Gerekiyorsa: 1- Ceza geciktirilmemelidir. Ceza istenmeyen davranışın hemen ardından verilmelidir. Örneğin hafta içinde yapılan hatalar toplanarak hafta sonunda ceza işlemine geçilmemelidir. 2- Cezada kişinin tüm kişiliği değil, ceza konusu olan davranış odak noktası olmalıdır. 3- Ceza vermeye karar verince, ceza konusu üzerinde tartışılmamalıdır. Cezadan önce bir ikaz yerinde olur. 4- Ceza işlenen suçla doğru orantılı olmalıdır. Cezanın suça uygun olması gerekir. 5- Cezayı çok sık vermemek gerekir. nCezanın Olumsuz Özellikleri 1- Ceza kişilerde kaygı, nefret, kin ve saldırganlık gibi davranışların oluşmasına neden olabilir. 2- Ceza sık uygulanırsa kişi arsız olur. 3- Cezayı veren yaptığı işin iyi sonuçlar verdiği sanısına kapılırsa kendisini devamlı bir ceza verme girdabına kaptırılabilir. 4- Ceza gören kişi problemlerin cezayla çözüleceğini sanıp ceza verici model olarak albilir. 5- Kişi cezasını çektikten sonra suçumun bedelini ödedim, başka düzeltilecek bir şey yok diye düşünebilir. KLASİK ŞARTLANMAYLA EDİMSEL ÖĞRENME ARASINDAKİ FARKLAR 1- Uyarıcının Türü nKlasik koşullanmada uyarıcı bir ışk bir ses gibi belirli bir olaydır. nEdimsel öğrenmede ise uyarıcı uzun süreli ve birçok öğesi olan bir durumdur. 2- Öğrenilen Davranımın Türü nKlasik koşullanmada davranım tıpkı uyarıcı gibi bellidir. nEdimsel öğrenmede ise davranım uyarıcı türüne göre rastlantısaldır. 3- Davranımın Pekiştirmeyle Olan İlişkisi nKlasik koşullanmada pekiştirme davranımdan bağımsızdır. nEdimsel öğrenmede ise pekiştirme davranıma bağlıdır. Denek doğru davranışı yaparsa pekiştirilir. PEKİŞTİRME TARİFELERİ 1- Davranış Sayısına Bağlı Olanlar a- Sabit Oranlı: Burada davranışın pekiştirilmesi için yapılan davranışın sayısı önemlidir. b- Değişken Oranlı: Burada pekiştirilmenin olması için ne kadar sayıda davranım yapılacağı belli değillidir. Kumar, milli piyango. Bunlar sönmeye karşı en dirençli olan pekiştirmelerdir. 2- Geçen Zamana Bağlı Olan a- Sabit Zamanlı: Burada pekiştirilmenin olması için belli bir zamanın geçmesi gerekir. Her ay başında maaş alınması b- Değişken Zamanlı: Burada ne zaman pekiştirileceği belli değil. KADEMELİ OLARAK ÖĞRENME nHedef olarak kazandırmak istediğimiz davranışlara ulaşmak için önce bu davranışlara benzeyen ve yaklaşan davranışların pekiştirilmesi ve bu işleme hedef davranışa ulaşana dek devam edilmesine denir. SÖNME nPekiştirilmeyen bir davranış zamanla yapılmasının azlmasına veya yapılmamasına sönme denir. nAma sönmeye uğramış davranış tekrar ortaya çıkmaz diye kesin bir hüküm yoktur. nDeğiken oranlı ve değişen zamanlı pekiştirmeler davranışın sönmesine karşı en dirençli olanlardır. GESTALT TİPİ ÖĞRENME nPsikolojik gerçek. Herkesin psikolojik gerçeği farklı nGestalt anlamlı bütün nGestalt tipi öğrenmede bazı şeyler öğreniliyor, eğer anlamlı tam, bütün, basit hale getirmediğimizde bir boşluk olur. nBu boşluk rahatsızlık yaratır. nBu tamamlanınca Gestalt öğrenme olur. nBeynimizin tamamlama özelliği var. Herşeyi basit, tam ve anlamlı hale getirmekteyiz. Prognans İlkesi nGestalt algı ile ilgili nDeğişmezlik (Büyüklük, parlaklık, şekil), şekil zemin eğilimlerimiz var. nGestalt tipi öğrenme gerçekleştiğinde kavrama ile olur. Kalıcı olur. (çünkü biz tamamlıyoruz) nBöyle bir öğrenme tam ve ani olur. Aha buldum! nKolaylıkla genellenebiliyor. nHoca anlattıklarını eksik bırakırsa, öğrenci bir eksiklik hisseder. Tamamlamak için düşünür, araştırır. nYaşam alanı nPsikolojik gerçeklik: Tek ve biriciktir. İnsandan insana değişir. nFiziksel gerçeklik: Biz olayı yaşarken bir ortamda yaşıyoruz. Bu olayın geçtiği yer, hava bir coğrafi gerçekliktir. Öte yandan böyle bir gerçeklik içinde bulunanların psikolojik gerçekleri farklı farklıdır. ÖĞRENMENİN FİZYOLOJİK TEMELLERİ nÖğrenme beynimizde fizyolojik farklılıklar yaratıyor. nDonald Hebb: Öğrenme kesinlikle fizyolojik değişiklere yol açar. Beyin basit değil, karmaşık bir organdır, sistemdir. İlk yaşantılar çok önemli diyor. nHücre birlikleri ve anlama alanları yada bağlantı kurma alanları bu 2 kavramla öğrenmeyi açıklıyor. nBazı kavramlar hücre grupları oluşturur nHücre gruplarının sayısı artabilir. Bağlantı alanı var. nHebb’e göre öğrenme bizim bağlantı gücümüzü arttırır. Bilişsel öğrenme ile ilgili öğrenmenin fizyolojik ve bilişsel boyutlarını vurgulayan ilk kişi
__________________
Alıntı:
|
|
|
|
|