![]() |
|
|||||||
| Üye Ol | SSS | Sxe indir | Sosyal Gruplar | Takvim | Resim Galerisi | Etiketler | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
Türkçe & Edebiyat bölümünde Cezmi ERSÖZ konusu , Aşk ve Yurtsuzluk Usul usul azalıyordu sevgisi,kalbi soğuyordu... Aynı masada,yanyana oturuyorduk,ellerinden tutuyordum...Akıntıya kapılmış bir çiçek gibi bilmediğim,bilmediği uzaklıklara doğru gidiyordu...Öyle acı çekiyordu ki sevgisinin azalmasından...Seni artık özlemiyorum,eskisi gibi içimi acıtmıyorsun,bu benim için ne büyük acı biliyormusun,derken sesi titriyordu. Dalından kopmuş ...
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri |
|
|
#1 (permalink) |
|
YaLNıZ
![]() Giriş: 01-03-2007
Yaş: 16
Mesajlar: 2.387
Rep Puanı: 3017
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() E-Güven: (7/100)
|
Cezmi ERSÖZ
Aşk ve Yurtsuzluk Usul usul azalıyordu sevgisi,kalbi soğuyordu... Aynı masada,yanyana oturuyorduk,ellerinden tutuyordum...Akıntıya kapılmış bir çiçek gibi bilmediğim,bilmediği uzaklıklara doğru gidiyordu...Öyle acı çekiyordu ki sevgisinin azalmasından...Seni artık özlemiyorum,eskisi gibi içimi acıtmıyorsun,bu benim için ne büyük acı biliyormusun,derken sesi titriyordu. Dalından kopmuş bir çiçek gibi unutuluş denizinde usul usul sürükleniyordu...Sevgimiz yurtsuz kalmıştı şimdi... Can çekişen bir hastayı ölümüne hazırlar gibi, nefesimi tutmuş saçını okşuyordum durmadan... Sevgisi,yaralanmış çocukluğumuzu ve dünyayı değiştirmeye yetmemişti. Hayal kanatları yanmış sevgisini öksüz kalan sevgime kattım.Sevgisi biterken gözlerime son bir kere baktı.İnanmıştı çektiğim ıstıraba... Son anda sarıldı bana: Hadi,sen de benimle gel,birlikte karışalım kayboluşa,dedi. Yapamam,dedim,istesem de yapamam.Bu sevginin ömrünü beklemeliyim... Bu sevginin beni götürdüğü yere kadar gitmeliyim... İçimde sırrın,kimseye benzemezliğin sızısı,yarım kalan yolculuğun aşk yüzlü çocuğu var... Sevgisi soğurken son tesellisi,son kıskançlığı,son umudu bu olmuştu... Aşktan Nefes Alamadığım Yerde Çocukluğumun bahçesiydin sen Bütün bilinen mutluluklardan uzakta, O sarışın akşam üstlerinde, Istırabın eşiğinde… Nefesim sıkıştığında seni sevmekten Ömrümü okurdum o acı neşede, Boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes Sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen Her baharda dönerdim oraya… O sarışın akşamüstleri Hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu… Bilinen bütün mutluluklardan uzakta Kalırdım orada, Kalırdım çocukluğumun bahçesinde, Aşktan nefes alamadığım o yerde… Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz Arkadaşlık Hataları Düşkün bir prenstin muhtaç kalmıştın bu dünyada görünmeye bitmeyen arzularına muhtaç kalmıştın Sadece fakir biriydin sana göre beni görünce öylesine kaptırmştın ki o eski muhteşem günleri anmaya fark edememiştin beni Yine de küllerini getirdin bana bu kayıp dünyanın sayıklıyan tarihine benimle geçmek istedin... Oysa düşkünde olsalar prensesler iyi bilmeliydi kimlerle tarihe geçeceklerini vurulmuş bir insanla kurtulmayı düşlemenin onu bir kez daha vurmak oldugunu... Hem artık sayıklayan tarihin bile çok vakti yoktu düşkün prenseslerin arkadaşlık hatlarını bagışlamaya... Cezmi Ersöz |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
YaLNıZ
![]() Giriş: 01-03-2007
Yaş: 16
Mesajlar: 2.387
Rep Puanı: 3017
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() E-Güven: (7/100)
|
Ce: Cezmi ERSÖZ
HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT Sevgim seni yurduna getirdi: tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne... İşte hepsi bu... Hayallerini yak,evi ısıt. Gideceğin en büyük oda arka odan. İçerden sesleri geliyor annenle babanın, yanlış ilişkiler ayaklarını yerden kesiyor. Artık biliyorsun çarpınca duvara ne kadar acıyacağını kalbinin. Sevgim seni yurduna getirdi... Arkadaşların çok uzaklara gitti. Sevmeden seviştiler özgürlük adına Kaptırmadan kendilerini hiçbir şeye, bütün hazları tattılar. Sense evinde kaldın, acıları gömme töreninde. Katı kuralların vardı, tutucuydun onlara göre. Döndüler sonra birer birer sana sordular yine de kaderlerini. neydi yaşamak, neydi hayatın anlamı... Bütün yanlış ilişkiler seni yurduna getirdi. Artık biliyorsun yere düşünce ne kadar acıyacağını kalbinin. Sevgim seni yurduna getirdi. Cezmi Ersöz İYİ KALPLİ GÜNAHKARLAR Kanaatkâr ve şakacı bir gece lambası gibisin ... Yanıyorsun sevişmelerin en koyusunda, sonuyorsun binlerce bilmeceyle. Dışarda mağrur,başıboş, ahlaksız. İyi kalpli gunahkârları aydinlatan bir gece lambasi gibisin... Kendi yangınına aşık... Cezmi Ersöz ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK Ne zaman yüzüne baksam yalnızlığın o mutlu gerilimi O öksüz göl hızla derinleşir biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir yeşil Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi geçip giden yüzlerine bakar kalırım Ömrün kısalığı çarpar camlara ateş hızla yayılır içerilere Akşam olur,evler dolar boşalır acıyla erir,yüzüne aşık çocuk Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal CEZMİ ERSÖZ YÜZÜN.. Benim kaderim bu, öylece karşına oturup seyrediyorum yüzünden geçen zamanları... Küçük bir çocuk olan yüzün annesinin kalbinin kapılarında kalmış... Kırgın düşlerinde sakladığın... İlk gençlik oluyor sonra yüzün öyle eksik, öyle yarım kalmış büyümelerden durgun... Sevdayla ışıyan, çaresiz aşkların şiirlerinde mısra mısra yaşlanan yüzün... Benim kaderim bu öylece karşına oturup seyrediyorum zamanın içinden geçen yüzlerini... Bana sevdalı bir yüzün vardı eskiden o şimdi yalnız içimde saklı... Cezmi ERSÖZ |
|
|
|